2009/01/16

AYVALIK" Gün Batımı Burda İzlenir


Deniz tutkunlarının gözdesi olan Ayvalık’ta yaz-kış bir başka yaşanıyor. Balıkesir’e bağlı bulunan Ayvalık’ta ki rum evlerinin mimarisi, rengarenk akasya çiçeklerinin kokusu, zeytin ağaçları arasında, sahilde ızgara balığın tadını çıkarmak Ayvalığın farkını ortaya koyuyor. Roma, Bizans ve Osmanlı kültürlerinin yaşandığı Ayvalık’ta, bu uygarlıkların izlerini hala daha görmek mümkün. Ayvalık’ta bulunan kiliseler, burada yaşayan uygarlıklardan kalma önemli eserler…

Cunda ya da Alibey Adası olarak bilinen adaya, her saat düzenlenen motor seferleri ile ulaşılabiliyor. Kilise ve manastırların bir araya toplandığı adada bulunan Taksiyarhis Kilisesi kiliselerin en büyüğüdür. Ayvalık’ı açık denizden ayıran Cunda’nın tepesinden boğazın ve adanın muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz.

Cunda’ya gitmişken, sıra sıra dizilmiş olan balık restoranlarında, meşhur Papalina, deniz mahsulleri ve Ayvalık’ın meşhur zeytinyağından yapılmış lezzetli ot yemeklerini denemelisiniz. Adada dikkatinizi çekecek olan Rum evleri, adanın tüm şirinliğine şirinlik katıyor. Çamlık Orman Kampı’nın yukarısına doğru giderseniz eğer, büyük bir kafes içerisinde şeytana ait olduğuna inanılan ayak izini görebilirsiniz.

Eski bir lav birikintisinden oluşan bu bölgenin görünüşünün bir sofrayı andırmasından dolayı buraya “Şeytan Sofrası” adı verilmiş... Bu bölgeden Ayvalık’a tepeden bakabilir, huzur duyacağınız manzaranın karşısında saatlerce oturmak isteyebilirsiniz. Şeytan Sofrası’na güneşin batışına yakın gitmenizde yarar var, o manzara karşısında Ayvalık’a bir kez daha aşık olabilirsiniz.
Sıcaktan bunalmayacaksınız… Ayvalık Akdeniz İklimine hakim olan bir bölge olmasına rağmen, yaz aylarında sıcaktan kavrulup yanmanız mümkün değil. Lodos ve poyrazlara hakim olan beldede yazın sıcaklarında esen İmbat ve Meltem rüzgarları sayesinde serinletici bir havaya hakim olan Ayvalık’ta, kavrulmadan bir tatil geçirebilirsiniz. Ayvalık merkezden 8 km uzaklaştığınızda ulaşacağınız Sarımsaklı, kaliteli tesislerin bulunduğu bir bölgedir. 7 km uzunluğunda kumsal bulunan Sarımsaklı’da balık restoranlarına çok sık rastlayacaksınız. Yine ilçe merkezine 13 km. mesafede olan Altınova’da denize girmek için ilginç bir bölgedir.

Ayvalık gece hayatının nabzını tutan Sarımsaklı’da, tarzınıza uygun eğlence mekanı bulabilirsiniz. Ayvalık'a İstanbul'dan gitmek için öncelikle Balıkesir'e gitmeniz gerekiyor. Balıkesir'e gitmek için ise en kısa yol; Yeni kapı-Bandırma hızlı feribotuyla Bandırma'ya oradan da Balıkesir'e geçmektir. Balıkesir'e gelmişken Susurluk ayranının ve tostunun tadına bakmayı da unutmayın. Balıkesir'den sonra, İzmir yolunun devamında karşınıza çıkacak olan Ayvalık tabelaları ile kolaylıkla yolunuzu bulabilirsiniz. Ayrıca Ayvalık'a bütün illerde kara yolu ulaşımı vardır.

KUZEY EGENİN İNCİSİ "DİKİLİ"



Dikili, İzmir’in kuzeyinde yer alan şirin bir ilçesidir.
İl merkezine uzaklığı 120 kilometredir.
Kuzeyinde Balıkesir, doğusunda Bergama, batısında ve güneyinde Ege Denizi ile çevrelenir. İlçenin yüzölçümü 541 km²’dir. 1 beldesi (Çandarlı) ve 25 köyü bulunmaktadır. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı’na göre toplam nüfusu 30.115’tir. Bu nüfusun 12.552’si merkezde, 17.563’ü belde ve köylerde yaşamaktadır.İlçede 31 İlköğretim okulu, 3 Orta Öğretim kurumu bulunmakta; 3759 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 214 öğretmen görev yapmaktadır.

Sağlık hizmeti, 2 sağlık ocağı tarafından verilmektedir. İlçede ekonomi tarıma dayanmaktadır. Tütün, pamuk, zeytin üreticiliği ve seracılık yapılmaktadır. Dikili limanı, turizm açısından ilçenin önemli bir gelir kaynağıdır. Temiz plajları, termal kaynaklarının zenginliği, iç ve dış turizm açısından önemlidir.

İlçede yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda Dikili’nin M.Ö.5000-4000 yıllarına kadar uzanan bir geçmişi olduğu anlaşılmıştır. Ağıl Kale ve Kale Tepe ilk yerleşim merkezlerindendir. Arkeolojik bulgular sonucunda bu bölgede Akaların yaşadığı ve kente Aternagus denildiği ortaya çıkmıştır.

İlkçağda Lidyalılar, İranlılar, Frikyalılar, Mysialılar ile Romalılar ve Bergamalılar Ortaçağda ise Bizanslılar, Cenovalılar, Selçuklular ve Osmanlılar Dikili’ye hakim olmuşlardır. Bu kadar çok uygarlığın yaşadığı Dikili; Aristo, Hermos, August, İskender gibi ünlü kişileri tarihi süreçte ağırlamış; Aterneus, Astria, Teutronia gibi kent ve siteleri topraklarında barındırmıştır.

Karaosmanoğullarının bölgede çiftlik kurup burada dikmelik yetiştirmesi ile "Dikmelik" adını alan ilçe, daha sonra "Dikili" diye isimlendirilmiştir.Doğal güzellikleri açısından Merdivenli köyünde bir doğal göl, Demirtaş ve Deliktaş köylerinde de çamlık ve tarihi mağaralar bulunmaktadır.İlçeye bağlı Çandarlı Beldesi önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Dikili’nin tarihsel geçmişi oldukça eskilere gider. Antik yerleşim yeri Pitane’de elde edilen eserler Bergama Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Osmanlı döneminde II. Murat’ın ünlü Sadrazamı Çandarlı Halil Paşa, Çandarlı Kalesi’ni yeniden yaptırmıştır.Merdivenli ve Denizköy’de bulunan krater gölleri ile mağaraları ve Madra Çayı’na dayanan ormanları ilçenin doğal zenginlikleri arasındadır